"Araba vites değiştirirken neden vuruyor?", "D'ye alınca neden bekliyor?", "R'ye geçerken neden küt diye vuruyor?", "Şanzıman ısınınca neden bozuluyor?" Tam otomatik şanzımanlarda sürücüyü endişelendiren belirtileri doğru teşhis ediyor, arızanın kaynağına göre çözüm üretiyoruz.
Tam otomatik şanzıman arızası her zaman büyük bir ses veya aracın yolda kalması şeklinde başlamaz. Çoğu zaman sürücünün ilk fark ettiği şey küçük bir vuruntu, gecikmeli geçiş, devir değişikliği veya aracın normalden farklı davranmasıdır.
Şanzımanda sonradan ortaya çıkan vuruntu, gecikme, silkeleme veya geçiş sertliği normal kabul edilmemeli; özellikle belirti giderek artıyorsa kontrol edilmelidir.
Tam otomatik şanzımanlar, motor gücünü tekerleklere aktarırken vites oranlarını sürücünün debriyaj pedalı veya manuel vites değiştirmesi olmadan otomatik olarak değiştiren şanzıman sistemleridir.
Klasik tam otomatik şanzımanlarda genellikle tork konvertörü, planet dişli grupları, kavramalar/frenler, hidrolik kontrol sistemi ve elektronik kontrol birlikte görev yapar.
Çalışma prensibi, kullanılan parçalar ve arıza şekilleri farklıdır. Bu nedenle DSG, CVT ve klasik tork konvertörlü otomatik şanzımanlara aynı teşhis ve servis yaklaşımı uygulanmamalıdır.
Motor ile şanzıman arasındaki güç aktarımını sağlayan hidrodinamik ünitedir. Kalkış karakteri, güç aktarımı ve lock-up çalışması açısından önemli bir parçadır.
Şanzımanın farklı vites oranlarını oluşturmasını sağlayan mekanik dişli sistemidir.
Şanzıman yağ basıncı üzerinden kavramaların ve diğer hidrolik elemanların kontrol edilmesini sağlar.
Yağ basıncının doğru kanallara yönlendirilmesinde görev alır. Solenoid ve valf problemleri vites geçiş karakterini etkileyebilir.
Modern otomatik şanzımanlarda sensörlerden gelen bilgileri değerlendirerek vites geçişlerini ve hidrolik kontrolü yönetir.
Farklı vites oranlarının oluşturulması için belirli kavrama ve fren elemanları devreye alınır.
Sürücülerin internette en sık aradığı tam otomatik şanzıman şikâyetlerini özellikle ayrı ayrı ele alıyoruz.
Tam otomatik şanzımanlar tek bir marka veya tek bir şanzıman ailesinden oluşmaz. Araç marka, model, motor ve üretim yılına göre farklı transmisyonlar kullanılabilir.
ZF 6HP ve 8HP gibi tork konvertörlü otomatik şanzıman aileleri. BMW, Jaguar, Land Rover, bazı Audi, Jeep ve farklı üretici uygulamaları.
Aisin'in farklı 6 ve 8 ileri tam otomatik şanzıman aileleri. Toyota, Volvo, Peugeot, Citroën, Opel ve farklı marka uygulamaları.
Jatco'nun tork konvertörlü klasik otomatik şanzımanları ve farklı Nissan/Renault uygulamaları.
Mercedes-Benz'in farklı nesillerde kullandığı tork konvertörlü otomatik şanzıman aileleri ve 7G/9G gibi uygulamalar.
General Motors tarafından geliştirilen veya farklı üreticilerde kullanılan klasik otomatik şanzıman aileleri.
Hyundai ve Kia'nın farklı nesillerde kullandığı tork konvertörlü 6 ve 8 ileri otomatik şanzıman uygulamaları.
Bir aracın sadece marka ve modeline bakarak şanzıman yağı, arıza veya parça kararı verilmez. Motor, model yılı ve şanzıman kodu mutlaka doğrulanmalıdır.
Tam otomatik şanzıman yağı yalnızca dişlileri yağlamaz. Aynı zamanda hidrolik kontrol sisteminde, kavramaların çalışmasında ve tork konvertörünün çalışmasında önemli görevler üstlenir.
Bu nedenle "otomatik şanzıman yağı" adıyla herhangi bir yağın kullanılması doğru değildir. Doğru ürün, ilgili şanzıman ve üretici spesifikasyonuna göre belirlenmelidir.
Böyle bir durumda sadece yağı suçlamak da, doğrudan şanzımanın bozulduğunu düşünmek de doğru değildir. Kullanılan ürünün spesifikasyonu, yağ seviyesi, uygulanan servis yöntemi ve şanzımanın mevcut mekanik durumu birlikte incelenmelidir.
Tork konvertörü, klasik tam otomatik şanzımanların en önemli parçalarından biridir. Özellikle lock-up sisteminin devreye girdiği çalışma koşullarında meydana gelen problemler sürücü tarafından titreşim veya düzensiz çalışma şeklinde hissedilebilir.
Modern tam otomatik şanzımanlarda vites geçişlerinin doğru zamanda ve doğru basınçla gerçekleşmesinde valf gövdesi, solenoidler ve elektronik kontrol sistemi önemli rol oynar.
Böyle durumlarda yalnızca mekanik parçaları değerlendirmek yeterli olmayabilir. Elektronik teşhis, canlı veriler, hidrolik basınç ve valf gövdesi/solenoid sistemi birlikte değerlendirilmelidir.
Hidrolik yağın ilgili kanallara yönlendirilmesinde görev alır. Arıza veya çalışma bozuklukları vites geçişlerini etkileyebilir.
Hidrolik basıncın yönetilmesinde görev yapan kanallar ve valflerden oluşan kritik kontrol bölümüdür.
Sensör bilgileri ve sürüş koşullarına göre şanzımanın çalışma stratejisini yönetir.
Bazı şanzımanlarda kontrol ünitesinin öğrenilmiş değerleri vites geçiş karakterinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
En önemli prensibimiz şu: Belirtiyi değil, arızanın kaynağını bulmak.
Çünkü aynı vuruntu şikâyeti farklı araçlarda tamamen farklı sebeplerden kaynaklanabilir.
Sorunun ne zaman başladığını, soğukta mı sıcakta mı ortaya çıktığını ve hangi hızlarda hissedildiğini belirliyoruz.
Araç marka ve modelinden daha önemlisi, araç üzerinde bulunan gerçek şanzımanın tespit edilmesidir.
Arıza kodları, uygun canlı veriler ve kontrol ünitesinin çalışma değerleri incelenir.
Şikâyetin ortaya çıktığı koşullar mümkün olduğunca kontrollü şekilde tekrar değerlendirilir.
Yağ seviyesi, yağın durumu, kaçaklar ve gerekli görülen hidrolik kontroller değerlendirilir.
Gerekli görülürse tork konvertörü, kavrama grupları, dişliler, rulmanlar ve diğer mekanik parçalar değerlendirilir.
"Şanzıman arızalı, komple değişecek." Bu cümleyi teşhis yapılmadan söylemek doğru değildir.
Bazı problemlerde yalnızca bakım veya belirli bir komponentin onarımı yeterli olabilir. Bazı arızalarda ise kapsamlı revizyon gerekebilir. Bunun kararı şanzımanın gerçek durumuna göre verilmelidir.
Korkusuz Oto olarak önce arızanın kaynağını belirlemeyi, ardından gerekli işlemi planlamayı tercih ediyoruz.
Tam otomatik şanzımanlarda bütün araçlar için geçerli tek bir yağ değişim kilometresi vermek doğru değildir. Üreticinin bakım programı, şanzıman tipi, kullanılan yağ, aracın yaşı ve kullanım koşulları dikkate alınmalıdır.
Özellikle yoğun şehir içi kullanım, yüksek sıcaklık, ağır yük, römork kullanımı ve sık dur-kalk gibi koşullar şanzımanın çalışma şartlarını değiştirebilir.
Şanzıman yağının ne zaman değiştiği bilinmiyorsa, "hiç değiştirilmemiş" veya "daha yeni değişmiş" varsayımı yapmak yerine mevcut durumun kontrol edilmesi daha doğru bir yaklaşımdır.
Yağ seviyesi veya yağın durumu, hidrolik basınç, solenoidler, valf gövdesi, elektronik kontrol, tork konvertörü veya mekanik komponentler etkili olabilir. Kesin neden teşhisle belirlenir.
D'ye geçiş sırasında oluşan sertlik farklı elektronik, hidrolik veya mekanik nedenlerden kaynaklanabilir. Motor ve şanzıman tarafı birlikte değerlendirilmelidir.
Geri vitesin devreye girmesi sırasında oluşan sertlik; hidrolik basınç, kontrol sistemi, mekanik durum veya başka aktarma bileşenleriyle ilişkili olabilir.
Çalışma sıcaklığı yükseldiğinde yağın özellikleri, hidrolik basınç ve bazı mekanik veya elektronik problemlerin davranışı değişebilir. Bu nedenle sıcak-soğuk karşılaştırması teşhiste önemlidir.
Eğer problemin nedeni yağ veya yağ seviyesiyle ilişkiliyse etkili olabilir. Ancak her vuruntu yağ değişimiyle çözülmez. Önce neden belirlenmelidir.
Kullanılacak servis yöntemi şanzıman modeline, üretici prosedürüne ve mevcut duruma göre değerlendirilmelidir.
Her arızada komple şanzıman değişimi gerekmez. Arızanın kaynağına göre bakım, parça onarımı, valf gövdesi veya solenoid müdahalesi, tork konvertörü işlemi ya da kapsamlı revizyon gerekebilir.
Şanzımanın tasarımı, doğru yağ kullanımı, bakım geçmişi, kullanım koşulları ve aracın genel durumu ömrünü etkiler.
Hayır. DSG çift kavramalı bir şanzımandır. Klasik tam otomatiklerde ise çoğunlukla tork konvertörü ve planet dişli sistemi bulunur. Arıza ve servis yöntemleri farklıdır.
Hayır. CVT sürekli değişken aktarım oranı prensibiyle çalışırken klasik tam otomatikler sabit dişli oranları ve tork konvertörü kullanabilir.
Vites geçişlerinde vuruntu, D veya R'ye geçişte gecikme,
kalkışta silkeleme, şanzıman ısınınca ortaya çıkan
sorunlar veya arıza lambası varsa aracınızı kontrol
ettirebilirsiniz.
Önce arızanın kaynağını belirleyelim,
sonra ne yapılması gerektiğine birlikte karar verelim.